Festivalin 24 Nisan’da gerçekleşen gösterimleriyle uzun metrajlı programı da başlamış oldu. Devlet sansürüyle baltalanan festival havası ilk günün durgun geçmesine de sebep olmuş gibiydi. Yine de son yılların belki de en dolu programına sahip olması bakımından festivalin, herşeye rağmen beklentilerimizi karşılayacağını söylemek yanlış olmasa gerek. Biz de ilk günün ardından hatırda kalanlara -şimdilik kısaca- bir bakalım.

İlk günün en öne çıkan uzun metrajı, Wim Wenders ile Juliano Ribeiro Salgado‘nun yönettiği ve Sebastio Salgado’nun fotoğrafları eşliğinde onu ve “sanatını” anlatan bir belgesel. Brezilya’da bulunan Bella Pelada Altın Madeni’nde çektiği fotoğraflarla çokça ünlenen Sebastio Salgado’nun hayatını ve Ruanda Katliamı’ndan, Brezilya’daki topraksız köylü hareketine, Afrika’da yıllar yılı sürüp binlerce can alan kıtlıktan, Güney Amerika’da fiizlenen Kurtuluş Teolojisi fikrine kadar çok geniş bir coğrafyaya ve zamana yayılan eşsiz tanıklıklıklarını anlatıyor. Sonraki en yakın gösterimini kaçırsanız dahi bir şekilde izlemenizi tavsiye ediyorum. Ben de tez vakte üzerine detaylı bir yazı yazmak istiyorum.

Günün diğer öne çıkan bir diğer filmi ise Baran bo Odar‘ın yönettiği “Who Am I“. Anarşist bir hacker grubunun hikayesini anlatan film, hiçbir sistemin güvenli olmadığını, ve sınırlarımızın çoğunlukla kendimiz ve/veya sistemin egemenleri tarafından inşa edilmiş soyut fikirlerden fazlası olmadığını hem gerilimli hem de eğlenceli biçimde aktarmayı başarıyor.

Kısalara gelince: Hilmi Etikan’ın kısa film seçkisi gerçekten çok güzel. Sonraki yazılarda kısa filmlerin isimlerini de paylaşacağım. Yine kısalardan oluşan “Words With Gods’da” da 9 usta yönetmenin 9 farklı dinsel eğilim üzerinde 9 farklı coğrafya’da çektiği filmler bulunuyor. “Words with Gods“da festivalde denk gelmesse bile bir şekilde bulunup izlenmeli.

Son olarak, programa bakmaya üşenenler veya zamanı olmayanlara 25 nisan için seans seans önerilerimi de yazıp, iyi festivaller dileyeyim.

  • 11:30 “The Dark Valley (2014)”, Yön: Andreas Prochaska
  • 14:00 “Tristana (1970)”, Yön: Luis Buñuel
  • 16:30 “Taxi (2015)”, Yön: Jafar Panahi
  • 19:00 “Victoria (2015), Yön: Sebastian Schipper
  • 21:30 “Every Thing Will Be Fine(2015)”, Yön: Wim Wenders

3 Mayıs’a kadar devam edecek festival kapsamında bulunan filmlerle ilgili diğer yazı ve öneriler için takipte kalın. Güzel kalın.